Dr. Öğr. Üyesi
Ömer Faruk YETİM
EN
Profilim
Eğitim Bilgilerim
Akademik Bilgilerim
Akademik Görevlerim
Kitaplarım
Makalelerim
Bildirilerim
Projelerim
Derslerim
Yönetilen Tezler
Ödüllerim
Patentlerim
Üyeliklerim
Sanatsal Faaliyetlerim
Tasarımlarım
İdari Görevlerim
Üniversite Dışı Deneyimler
Yabancı Dil Bilgilerim
Araştırma Sertifikalarım
Kütüphanem
Sertifikalarım
Duyurularım
Dosyalarım
İletişim
GİBTÜ Personel Bilgi Sistemi
×
Kütüphanem
Kütüphanemdeki Kitap Sayısı : 2 Adet: 2
Katkı Maddesi İhtiva Eden Gıdalarda Helalliğin ve Haramlığın Belirlenmesinde Bir Yöntem Olarak İstihâle ve İstihlâk
Kitap Adı
Katkı Maddesi İhtiva Eden Gıdalarda Helalliğin ve Haramlığın Belirlenmesinde Bir Yöntem Olarak İstihâle ve İstihlâk
Tür
Araştırma
Yazar
Ömer Faruk Yetim
Yayın Evi
Kitap Dünyası
ISBN Barkod
978-605-351-555-5
Baskı Yılı
2022
Baskı Sayısı
1. Baskı
Kitap Dili
Türkçe
Sayfa Sayısı
145
Açıklama ( Not )
Helal gıda alanında çalışma yapan her değerli araştırmacının bu kitaba ihtiyacı olacaktır.
Önsöz
Doğumdan ölüme kadar hayatın her safhasında İslam?ı bir hayat düsturu ve kılavuzu olarak gören ve uygulayan Müslü- manların yiyip içtikleri, giydikleri, kullandıkları, ilaç olarak al- dıkları vb. nesnelerin helal mi haram mı olduğunu araştırmaları ve her alanda olduğu gibi bu alanda da İslam dininin belirlediği kırmızıçizgilere riayet etmeleri elzemdir. Ancak her alanda ol- duğu gibi bu alanda da ifrat ve tefritten kaçınmak gerekir. Bu bağlamda kimileri, bazı koruyucu madde isimleri, kendi anlayış- larına göre yazılmış haram listeleri ile dolaşıyor, insanları adeta dehşette bırakıyorlar. Bunlar; yenilecek helal bir şeyin kalmadı- ğını düşündürüyorlar. Kimileri de yalnızca hijyen ve sağlığı ölçü alarak önüne gelen her şeyin yenilip içilebileceğini düşünüyor- lar. Bu hususta ölçülü ve mutedil olan tutum, haramlığı kesin olarak bilinenlerden uzak durmak, helalliği kesin olarak bilinen- lerden yararlanmak, durumu şüpheli olanlarda ise şüphenin du- rumuna göre (şüphenin güçlü veya zayıf, evham veya gerçeğe yakın olması durumuna göre) ihtiyatlı davranmaktır. İslam?ın ruhuna uygun bir üretim ve tüketim felsefesine sa- hip olması gereken Müslümanlar, helal menşeli katkı maddele- rini araştırmak ve üretmekle mükelleftirler. Günümüzde üreti- len ürünlerin çok büyük bir bölümü katkı maddelerinden arın- mış değildir. Bu ürünlerin özellikle helal menşeli olmayan katkı maddelerini ihtiva eden kısmı, bizi ciddi bir problemle karşı kar- şıya bırakmıştır. Bu problem, aslı itibariyle temiz ve helal olan ancak necis katkı maddesi ihtiva eden ürünlerin dini hükmünün ne olduğudur. Günümüzde tüketilen gıda maddelerinin büyük bir kısmının katkı maddesi ihtiva ettiği aşikârdır. Bu katkı maddelerinin bü- yük bir bölümünün gerek sağlık açısından gerekse dini açıdan risk teşkil ettiklerini her iki alanın uzmanları dile getirmektedir- ler. Bu nedenle bu ürünlerin çoğunlukla Müslüman olmayan ül- kelerden ithal edildikleri düşünüldüğünde söz konusu ürünlerin kullanımının caiz görülmemesi için birtakım gerekçelerin varlığı inkâr edilemez. Ancak bununla birlikte bu tür ürünleri tüketme- nin zaruret halini alması, günlük tüketilen gıdaların büyük bir bölümünde bunların bulunması ve adeta onlardan sakınmanın mümkün olmayan bir hal alması gibi bazı durumlar da bulun- maktadır. Söz konusu durumlar dikkate alındığında mutlak an- lamda bunları tüketmenin caiz olmadığı yönünde hüküm ver- menin hiç kuşkusuz beraberinde zorluklar getireceği ve hayatın çekilmez hal alacağı da anlaşılmaktadır. Bu durum bizi söz konusu ürünlerin dinî hükmünün ne ol- duğunun belirlenmesi yönünde, konuyu gözden geçirmeye yön- lendirmiştir. Ortaya konulan bu çalışmada katkı maddelerinin ne olduğuna yer verilerek bu maddelerin dini hükmünü tespit etmeye çalışılmıştır. Bazı müçtehitlerin haram ve necis olan mad- delerin temiz ve helale dönüşmesine olanak sağladığını kabul et- tikleri ve çalışmamızın omurgasını teşkil eden istihâle ve istihlâk yöntemleri ele alınmıştır. Bu bağlamda söz konusu ürünlerle il- gili İslam?ın hüküm belirlemede yöntem olarak kullanımına onay verdiği delillere müracaat edilmek suretiyle varsa yeni çö- züm önerileri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmamız giriş, üç bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş bölümünde helal gıdanın önemi ve helal gıdaların seçiminde dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili bilgi verilmiştir. Birinci bölümde helal gıda, helal ve haram kavramları, bunlarla ilgili genel prensipler, katkı maddelerinin mahiyeti, kullanım amacı ve çeşitleriyle ilgili hususlara yer verilmiştir. İkinci bölümde istihâle ve istihale yön- temleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise istihlâk ve yöntemleri irdelenmiştir. Ayrıca günümüzde konuyla ilgili bazı ilim adamı ve akademisyenlerin yaptıkları çalışmalardan örnekler sunmaya çalışılmıştır. Sonuç bölümünde de çalışma neticesinde tespit edi- len bilgilere ve ulaştığımız kanaate yer verilmiştir. Bu çalışmasının planlanmasında, araştırılmasında, yürütül- mesinde ilgi ve desteklerini esirgemeyen, bilgi ve tecrübelerin- den yararlandığım, yönlendirme ve bilgilendirmeleri ile çalış- mamı bilimsel temeller ışığında şekillendiren kıymetli hocala- rıma şükran borçluyum. Ayrıca ilgili konuyu seçmemde yol gös- teren, yardımcı kaynaklara yönlendiren, konuyla bağlantılı ma- teryalleri istifademe sunan, bilgilendirmeleri ile yolumu aydın- latan ve bana detaylı ilmî araştırma yapmamı sağlayan Kayseri Dini Yüksek İhtisas Merkezi?nin kıymettar hocalarına teşekkürü bir borç bilirim. Sevgili eşime ve aileme hiçbir yardım ve desteği esirgemeden yanımda oldukları için tüm kalbimle sevgi, muhab- betlerimi ve şükranlarımı sunarım. Yaptığımız bu çalışmanın, konuyla ilgili sağlıklı bir bakış açısı oluşturmasını, bundan sonra yapılacak çalışmalara ışık tutma- sını ve problemin daha detaylı ele alınması için de basamak oluş- turmasını umuyor ve ilim denizine bir katre katkı sağladıysa kendimizi başarılı sayıyoruz. Çalışma bizden başarı Allah?tandır. Ömer Faruk YETİM Gaziantep-2022
Nahiv Kurallarının Fıkhî İhtilaflardaki Rolü
Kitap Adı
Nahiv Kurallarının Fıkhî İhtilaflardaki Rolü
Tür
Araştırma
Yazar
Ömer Faruk Yetim
Yayın Evi
Kitap Dünyası
ISBN Barkod
978-605-351-977-5
Baskı Yılı
2024
Baskı Sayısı
1. Baskı
Kitap Dili
Türkçe
Sayfa Sayısı
402
Açıklama ( Not )
Hem Arap Dilini hem de İslam Hukukunu ve aralarındaki ilişkiyi irdelemek isteyen tüm araştırmacıları yardımcı olacak bir kitap...
Önsöz
ÖNSÖZ İslâm Dini?nin doğuşuyla beraber Arap dili yeni bir evreye girmiştir. Arapça olarak nazil olan ve aynı zamanda yeni dinin temel kaynağını teşkil eden Kur?ân-ı Kerim, dil çalışmalarının odak noktası olmuş, bu süreçten sonra Arapça tekâmülünü arttırarak bozulmadan günümüze kadar gelmiş- tir. Kaide ve kuralları tespit edilerek bütüncül bir bakışla sistematize edilen Arap dilinin bütün cüzleri arasında olası herhangi bir tenakuzun olmaması, titiz bir ilmi ameliyenin de bir göstergesi olarak karşımıza çıkmıştır. İşte bu nedenle lisaniyat (dilbilim-lengüistik) ile ilgili olarak yapılmış ve yapılacak her çalışma değerli ve kıymetli olmuştur. Arapça gramerin tekâmülüyle or- taya çıkan kuralların diğer ilimlere tesirinin var olduğu bilinen bir gerçektir. İslam hukuku da bu tesirin altında kalmış ve ortaya koyduğu fıkhî hüküm- lerde bu kaidelerden yararlanmıştır. Bu istifade neticesinde de fıkhî ihtilaf- lar tezahür etmiştir. Dolayısıyla böyle bir etkilenme ve yararlanma, hem nahiv hem de fıkıh ilimlerine yönelik hazırlanan bu araştırmayı değerli kıl- mıştır. Yapılan literatür taraması neticesinde hem nahiv kurallarını bütüncül bir bakış açısıyla irdeleyen hem de tespit edilen bu kuralların, fıkhî ihtilaflara etkisinin ne oranda ve nasıl olduğunu ortaya koyan çalışmaların yeterli ol- madığı görülmüştür. Bundan ötürü bu alana hitap eden bir çalışmanın ge- rekli olduğu kanaati hâsıl olunca bu çalışmanın doktora düzeyinde yapıl- masının uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Çalışma, iki bölümden oluşmaktadır. Arap dilinde cümle ve cümleyi oluşturan kelimelerin her birinin fıkhî hükümlere ayrı ayrı etkisi bulundu- ğundan birinci bölümde kelimenin kısımları olan isim, fiil ve harfler münfe- rit olarak ve klasik usûl nahiv metinlerinin işledikleri ?isimler, fiiller ve harfler (edatlar)? metodu takip edilerek gösterilmeye çalışılmıştır. İkinci, bölümde ise hal cümlesi, istisna cümlesi, şartlı cümle vd. gibi cümle şekillerinin hukuki ihtilaflara ne denli tesir ettiği üzerinde durulma- ya çalışılmıştır. Çalışmanın içerisinde hem nahiv hem de fıkıh eserlerinden 5 bol bol örneklere yer verilmiş ve tespit edilen kaidelerin mezkûr ihtilafa te- sirinin çerçevesi çizilmeye çalışılmıştır. Kaidelerin nasıl uygulandığını gös- teren örnekler imkân dâhilinde önce naslardan sonra da kaynaklardan iti- nayla seçilmiştir. Kolaylık olsun diye seçilen örneklerin Arapçası koyu ve büyük puntoda verilmiş ardından da örneklerin Türkçe anlamları iki tırnak arasında gösterilmiştir. Örneklerin çokluğundaki amaç ise zikredilen kaide- nin iyice öğrenilip benimsenmesi ve böylelikle dilsel pratikliğin pekiştiril- mesidir. Bugüne kadar yetişmemde emeği olan tüm kıymetli hocalarıma umû- men, bu tez çalışmasının planlanmasında, araştırılmasında, yürütülmesinde ilgi ve desteğini esirgemeyen, bilgi ve tecrübelerinden yararlandığım, yön- lendirme ve bilgilendirmeleri ile çalışmamı bilimsel temeller ışığında şekil- lendiren tez danışmanım Doç. Dr. Aladdin GÜLTEKİN?e hususen şükran borçluyum. İlgili konuyu seçmemde yol gösteren, yardımcı kaynaklara yönlendiren, konuyla bağlantılı materyalleri istifademe sunan, bilgilendirmeleri ile yo- lumu aydınlatan ve bana detaylı ilmî araştırma yapmamı sağlayan Doç. Dr. Ömer Faruk HABERGETİREN?e teşekkürü bir borç bilirim. Sevgili eşime, çocuklarıma ve aileme hiçbir yardım ve desteği esirgeme- den yanımda oldukları için tüm kalbimle sevgi, muhabbet ve şükranlarımı sunarım. Ayrıca burada ismini anamadığım ve yetişmemde payı olan tüm hocalarıma, dost ve arkadaşlarıma sevgi, saygı ve muhabbetlerimi arz ede- rim. Yaptığımız bu çalışmanın, ilgili sahada sağlıklı bir bakış açısı oluşturma- sını, bundan sonra yapılacak çalışmaları aydınlatmasını ve problemin daha detaylı ele alınması için de basamak oluşturmasını umuyor, ilim denizine bir katre katkı sağladıysa kendimizi başarılı sayıyoruz. Çalışma bizden başarı Allah?tandır. Ömer Faruk YETİM 2024